Yıl sonuna kadar geçerli kampanyamızdan yararlanmak için hemen iletişime geçin!

Çalışan Bağlılığını Artırmanın Beş Yöntemi

Çalışan Bağlılığı Nedir?

Çalışan bağlılığı kavramı, hem insan kaynakları terminolojisinde hem de hepimizin iş yaşamlarımızda karşımıza çıkan bir olgu. Peki çalışan bağlılığını basitçe nasıl tanımlayabiliriz? Çalışan bağlılığına aslında bir vizyon ve değer kesişimi diyebiliriz. Çalışanların temel amaç, değer, bakış açılarıyla şirketlerininki birbirlerine uyumlu olduğunda ortaya çıkar. Bu bağlılık güçlü bir kurum kültürünün var olması, çalışanın saygı, takdir ve adalet görerek organizasyona bir değer kattığını hissetmesi, kişisel gelişimi için alan tanındığını görmesi gibi farklı özelliklerle geliştirilebilir. 

Çalışan Bağlılığı Neden Önemlidir?

Sadakatin yüksek olduğu yerde çalışanlar daha uzun süre kalarak organizasyona daha çok değer katar. İş kalemlerinin ötesinde katkı sağlamak için uğraşırlar. Meraklı, üretken, potansiyelini sonuna kadar göstermeye açık, pozitif ekipler ve güçlü takım çalışmaları ortaya çıkar. Böyle ekipler şirketin itibarını yükselterek daha yetenekli insan gücünü organizasyona çeker. Ayrıca çalışanların sık sık değişmemesiyle önemli oranda efor kaybı ve maddi kayıp önlenmiş olur.

Çalışan Memnuniyeti ile Farkı Nedir?

Çalışan bağlılığı kavramı, zaman zaman çalışan memnuniyeti ile de karıştırılabilir. Çalışan memnuniyeti mevcut işler, alınan maaş, yeni işe başlayan bir yönetici gibi o anki koşullara göre daha kısa sürede değişebilir. Bağlılık ise çok daha duygusaldır ve çabuk değişmez. Dolayısıyla çalışan memnuniyetinin yüksek olmadığı ancak şirkete sadakat hissedildiği zamanlar olabilir. İkisinden en az birinin yokluğu organizasyonlar için pek çok zarara yol açar.

Çalışan bağlılığını şirketinizde güçlendirmek istiyorsanız pek çok konuda adım atmanız gerektiğini bilmelisiniz. İşte uygulayabileceğiniz beş yol:

Çalışan Bağlılığınızı Nasıl Artırabilirsiniz?

Etkileşimi Yükseltin

Günümüzde hayatımızın büyük bir kısmı mesai ile geçiyor. Özellikle uzaktan çalışma döneminde pek çok kişi iletişim, bağlılık, etkileşim gibi özelliklerin eksikliğinden şikayetçi. Birbirinden kopuk çalışan ekip üyelerinin işleriyle olan bağları da zamanla zayıflıyor.  O halde neler yapılabilir? Günlük veya haftalık durum güncelleme toplantıları, çevrim içi ya da çevrim dışı kaynaşma etkinlikleri, herkesin eşit seviyede dinlendiği ve özel yeteneklere göre görevlerin paylaştırıldığı takım çalışmaları hem kişisel hem de kariyer bazında ilişkileri geliştirir. Bu sayede ekip üyeleri birbirlerine en iyi nasıl destek olabileceklerini keşfeder. Birbirlerinin aktif rol oynayan varlıklarıyla daha çok motive olur. Aksi takdirde ise destek görmediklerinden dolayı kendilerini yalnız hissederler ve iş süreçleri de olumsuz etkilenir. 

Feedback Kültürünü Sağlamlaştırın

Yapıcı geri bildirimlerin ve ileri bildirimlerin varlığı sadakati her zaman artırır. Bu aşamada öncelikle bu bildirimlerin nasıl verilmesi gerektiği konuşulabilir, gerekirse çalışanlardan fikir alınabilir. Doğru feedback tarzı ile ilgili üst düzey yöneticilere veya İK yöneticilerine eğitimler verilebilir. Üstten bakan bir tavra sahip olmayan, başarıların takdir edildiği ve gelişime açık yönlerin yapıcı ve yol gösterici bir tarzda anlatıldığı yorumlar daima teşvik edicidir. Feedback, yaygın kanının aksine sadece geçmiş veya o güne dayalı değil, gelecek hedeflerine dayalı olarak da verilebilir. Organizasyonlarda yöneticilerin çalışanlara olduğu kadar, çalışanların yöneticilere olan geri bildirim ve ileri bildirimleri de önemlidir. Böyle bir iletişim akışının olmasıyla yöneticiler sadece bir iş veren olmaktan çıkıp ekiplerini hem yetenek hem ilham anlamında besleyen mentörlere dönüşebilir. Departmanlarda takım üyelerinin birbirleriyle ilgili yorumları da işlerin daha hızlı ve kusursuz ilerlemesine oldukça katkıda bulunur. 

Dijital performans yönetimi platformları, gerçek zamanlı bir feedback akışı şansı sunuyor. Organizasyonunuzda sürdürülebilir geri bildirim ve ileri bildirim kültürünü destekleyecek, yeni nesil performans yönetimi çözümleri için formumuzu hemen doldurun. 

Çalışanların Problemlerini Dinleyin

Kendi fikirlerinin dinlenmediğini düşünen çalışanlar, işlerini minimum eforla ortalama bir sonuca ulaşmak için yapar. Böyle çalışanlardan iş yerinin başarısını güçlendirmeleri beklenemez. Çalışan memnuniyetini belirleyen çok fazla parametre bulunduğundan dolayı, en başarılı şirketlerin bile organizasyonel yapıları ve iş yapış şekilleri de gelişime açıktır. Burada önemli olan çalışanlarınızı dinleyerek ilgili aksiyonları aldığınızı göstermenizdir. Onların sıkıntılarını gidermek için adımlar atmak, işlerin daha pratik bir şekilde ilerlemesini sağlayarak zaman ve enerji kaybını azaltır.  Ayrıca, şikayet ve önerilerinin dinlenildiği çalışanlar kendi eksik yönlerini geliştirmek için de daha çok çaba sarf eder. 

Üst düzey yöneticiler veya departman yöneticileri elbette ki zaman zaman çeşitli hususlarda aynı fikirde olmayabilir. Böyle zamanlarda orta yol bulunması için iki taraf da eleştirel üsluplardan kaçınarak aktif dinleme yapmalıdır. Çalışanlara onlara göre çözümün ne olduğu sorularak fikir alınabilir. Ne kadar yoğun olunursa olunsun, yöneticilerin çalışanlarına bu anlamda vakit ayırması elzemdir. Zira mevcut sorunlardan habersiz yöneticilerin ekipleri üzerindeki etkileri gitgide azalır. Sorunların çözülmediğini gören çalışanlar da umursanmadıkları iş yerlerinde varlıklarını sürdürmezler. 

Şeffaf Olun

Şeffaflık, pek çok konunun olduğu gibi çalışan bağlılığının da anahtarlarından biri. Şeffaflık sayesinde çalışanlar yönlerini daha iyi tayin ederek hedeflerini şirketin ana hedeflerine göre hizalayabilir. Kendisinin ve en çok çalıştığı ekip üyelerinin temel amaçlara nasıl bir katkıda bulunduğunu tam olarak fark edebilir. Aynı zamanda, yöneticilerinden isteyebileceği destekleri de rahatlıkla tespit edebilir. Performans değerlendirmelerinde de şeffaflık önem taşır. Başarı kriterlerini bilen kişiler potansiyellerini o kıstaslara göre yansıtmaya çalışır. 

Eğer şeffaf bir yapı uygulayamazsanız organizasyonel yapınızın, iş tanımlarınızın veya performans değerlendirme ölçütlerinin belirsiz, tutarsız veya adaletsiz olduğu yönünde yorumlar alabilirsiniz. Bu sebeple yüksek performanslı çalışanlar şirketinizden ayrılabilir. Çalışanlara onlar için net olmayan noktaları sorarak başlayabilirsiniz. İş yapış sürecini etkileyen belirsizlikleri olabildiğince ortadan kaldırmalısınız. Ayrıca ani durumlarda gelişebilecek belirsizlikler ile ilgili de onları rahatlatmanız gerekir. Günlük hayatta veya iş hayatında son anda gelişmiş, iş yapış sürecini mutlaka etkileyecek değişikliklere göre hedefler yön değiştirirse bu adaptasyonu şeffaf bir şekilde gerçekleştirmelisiniz.

Yeteneklerin Karşılığını Verin, Görüp Geliştirin 

Hep aynı iş kalemlerinin yapıldığı ve çalışanın yetenek kazanımı anlamında yerinde saydığı iş süreçleri iki taraf için de zamanla monotonlaşır. İşine karşı daha tutkulu ve daha yetkin ekipler elde etmek için herkesin ilgi alanı ve gelişim için destek istediği noktalar değerlendirilmelidir. Bu anlamda pek çok eğitim, atölye gibi etkinlikten faydalanılabilir. Ayrıca, pozisyonunda uzun süredir üstün başarı gösteren kişilere terfi ve beraberinde daha fazla inisiyatif verilmesi de verilen emeğin karşılığı olarak görülecektir. Böylece kişilerin hem öz güveni hem heyecanı hem de bağlılığı artar. 

Tabii ki burada yine başarıyı hangi kıstaslar üzerinden belirleyeceğiniz ve nasıl ölçümleyeceğiniz konuları devreye giriyor. Bu alanlara dair profesyonel destek için yeni nesil performans yönetimi Wokr’u denemeye ne dersiniz? Wokr, detaylı performans analizleri ile en doğru değerlendirmeleri sunarak başarı yolculuğunuzda yanınızda olacak. Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.